Çocuklarda Diş Gıcırdatma (Bruksizm): Nedenleri ve Çözümü

Çocuğunuzun gece uykusunda dişlerinden gelen sürtünme sesini duyduysanız, muhtemelen bruksizm yani diş gıcırdatma ile karşı karşıyasınız. Bu davranış okul öncesi dönemdeki çocukların yaklaşık üçte birinde görülür ve çoğu zaman büyüme sürecinin doğal bir parçasıdır. Ancak uzun süre devam ettiğinde diş minesinde aşınmaya, çene ekleminde ağrıya ve uyku kalitesinde düşüşe yol açabilir.

Bu yazıda çocuklarda diş gıcırdatmanın nedenlerini, yaşa göre nasıl seyrettiğini, hangi durumlarda müdahale gerektiğini ve tedavi seçeneklerini ele alıyoruz.

Çocuklarda Diş Gıcırdatma (Bruksizm) Nedir?

Bruksizm, dişlerin istemsiz olarak sıkılması veya birbirine sürtülmesidir. Çocuklarda genellikle uyku sırasında ortaya çıkar ve çocuk bu durumun farkında olmaz. Davranışı ilk fark eden kişi çoğunlukla ebeveyndir; gece odadan gelen keskin sürtünme sesi en belirgin işarettir.

Çocuklarda bruksizm, yetişkinlerdeki bruksizmden farklı bir tabloya sahiptir. Yetişkinlerde ağırlıklı olarak stres ve çene eklemi bozukluklarıyla ilişkilendirilirken, çocuklarda büyüme ve gelişim süreci baskın rol oynar. Süt dişlerinin dökülmesi, kalıcı dişlerin sürmesi, çene kaslarının olgunlaşması ve kapanış ilişkisinin sürekli değişmesi, çocuğun çenesini farkında olmadan sıkmasına yol açar.

Bu nedenle çocuklarda görülen diş gıcırdatmanın büyük kısmı fizyolojiktir ve kalıcı dişlenme tamamlandıkça kendiliğinden azalır. Yine de her vaka aynı seyri izlemez; diş yüzeylerinde aşınma, sabah çene ağrısı veya uyku bölünmeleri varsa değerlendirme gerekir.

Uyku Bruksizmi ve Uyanık Bruksizm Arasındaki Fark

Bruksizm iki başlık altında incelenir ve çocuklarda bu ayrım tedavi yaklaşımını doğrudan etkiler.

Uyku bruksizmi, çocuğun uykuda dişlerini sıkması veya gıcırdatmasıdır. Tamamen istemsizdir, çocuk hatırlamaz. Çocuklarda en sık görülen biçim budur. Genellikle uykunun derin evrelerinde ortaya çıkar ve sesli olduğu için ebeveyn tarafından fark edilir.

Uyanık bruksizm ise gün içinde, çoğunlukla dikkat gerektiren veya gergin anlarda dişlerin sıkılmasıdır. Çocuklarda daha az görülür; ses çıkarmadığı için de gözden kaçar. Ödev yaparken, ekran karşısındayken veya yeni bir ortama uyum sağlarken çenesini sıkan çocuklarda düşünülmelidir.

İki tip birlikte de görülebilir. Uyku bruksizminde gece plağı öne çıkarken, uyanık bruksizmde farkındalık kazandırma ve gevşeme çalışmaları daha etkilidir.

Çocuklarda Diş Gıcırdatma Nedenleri

Bruksizmin tek bir nedeni yoktur. Çoğu çocukta birden fazla faktör bir arada bulunur:

  • Diş sürme ve değişim süreci: Yeni çıkan dişlerin yarattığı kaşıntı ve baskı hissi, çocuğun çenesini sıkarak rahatlama aramasına neden olur.
  • Kapanış bozuklukları: Dişlerin tam oturmaması veya hafif çapraşıklık, çene kaslarını refleks olarak uyarır.
  • Stres ve duygusal gerilim: Anaokuluna başlama, kardeş doğumu, taşınma veya aile içi değişiklikler uyku sırasında kas tonusunu artırır.
  • Uyku bozuklukları: Huzursuz uyku, sık uyanma, geniz eti büyümesi ve ağız solunumu bruksizmi tetikleyebilir.
  • Genetik yatkınlık: Ailede diş gıcırdatma öyküsü olan çocuklarda görülme oranı daha yüksektir.
  • Sistemik nedenler: Bağırsak parazitleri, reflü ve bazı alerjik durumlar geceleri huzursuzluk yaratarak davranışı tetikleyebilir.
  • Nörolojik durumlar: Serebral palsi gibi bazı nörolojik tablolarda bruksizm daha sık ve şiddetli görülür.
  • Aşırı ekran süresi ve uyarılma: Yatmadan önceki yoğun uyaran, sinir sisteminin gece boyunca aktif kalmasına yol açar.

Nedenin belirlenmesi tedavi planını doğrudan etkilediği için, davranış uzun süre devam ediyorsa pedodontist değerlendirmesi önemlidir.

Çocuğumun Diş Gıcırdattığını Nasıl Anlarım?

Çocuğunuzun diş gıcırdattığını anlamak genellikle gece duyulan keskin sürtünme sesleriyle başlar; fakat yalnızca sese odaklanmak yeterli değildir. Sabahları çenede yorgunluk, yüz kaslarında hafif ağrı ya da dişlerde hassasiyet fark ediliyorsa, bruksizmin etkileri kendini göstermeye başlamıştır. Erken dönemde belirtileri tanımak, hem diş minesini korur hem de çene eklemini olası hasarlardan uzak tutar.

Dikkat Edilmesi Gereken İşaretler

  • Gece uykusunda dişlerden gelen sürtünme veya çatırdama sesi
  • Sabah uyanıldığında çene kaslarında gerginlik ya da ağrı
  • Diş yüzeylerinde açıklanamayan düzleşme, minik çatlaklar veya sararma
  • Yanak içi ve dil kenarında ısırma izleri
  • Baş, kulak ya da şakak bölgesinde tekrarlayan ağrı şikâyetleri
  • Uyku sırasında sık sık uyanma veya huzursuz hareketlenme
  • Diş fırçalarken fark edilen diş eti hassasiyeti ya da kanama eğilimi

Bu bulgulardan birkaçını gözlemlediğinizde çocuk diş hekimine başvurarak detaylı muayene yaptırmak önemlidir. Gece plağı, stres yönetimi önerileri ve düzenli kontrollerle diş yüzeylerindeki aşınma yavaşlatılır; uyku kalitesi, çene gelişimi ve genel ağız sağlığı korunur. Erken müdahale, ileride daha kapsamlı tedavilere duyulan ihtiyacı büyük ölçüde azaltır.

Yaşa Göre Çocuklarda Diş Gıcırdatma

Bruksizmin nedeni ve seyri çocuğun yaşına göre değişir. Her yaş grubunda öne çıkan tetikleyici farklıdır.

3 Yaşında Diş Gıcırdatma

Üç yaş, süt dişlenmenin yeni tamamlandığı dönemdir. Yirmi süt dişi çenede yerini almış, ancak kapanış ilişkisi henüz oturmamıştır. Çocuk bu yeni temas noktalarına alışırken çenesini sıkabilir.

Bu yaşta ikinci önemli faktör ayrılık kaygısıdır. Kreşe başlama, uyku düzeninin değişmesi veya gündüz uykusunun bırakılması gece kas gerginliğini artırır. Üç yaş bruksizmi genellikle birkaç ay içinde kendiliğinden azalır ve çoğunlukla gözlem yeterlidir. Diş yüzeylerinde aşınma görülmüyorsa müdahaleye gerek yoktur.

4 Yaşında Diş Gıcırdatma

Dört yaşındaki çocuklarda gıcırdatma sıklıkla duygusal nedenlerle ilişkilidir. Bu dönemde çocuğun hayal gücü ve kaygı kapasitesi hızla gelişir; korkular, kabuslar ve gece uyanmaları artar. Uykunun bölünmesi çene kaslarının aktivasyonunu artırır.

Ayrıca dört yaş, ekran süresinin belirgin şekilde arttığı bir dönemdir. Yatmadan önceki yoğun uyaran, uykuya geçişi zorlaştırarak bruksizmi tetikler. Bu yaşta uyku öncesi rutin oluşturmak (ılık duş, kitap okuma, ekranın en az bir saat önce kapatılması) çoğu zaman belirgin fayda sağlar.

5 Yaşında Diş Gıcırdatma

Beş yaş, çocuklarda diş gıcırdatmanın en sık bildirildiği yaştır. Bunun nedeni, süt dişlerinin köklerinin erimeye başlaması ve altta kalıcı dişlerin hareketlenmesidir. Diş eti altında ilerleyen kalıcı dişler baskı ve kaşıntı hissi yaratır; çocuk bu rahatsızlığı farkında olmadan çenesini sıkarak hafifletmeye çalışır.

Bu yaşta okula hazırlık süreci de devreye girer. Yeni ortam, artan beklentiler ve sosyal uyum çabası duygusal yükü artırır. Beş yaş bruksizmi çoğunlukla geçicidir; ancak diş yüzeylerinde belirgin düzleşme başlamışsa yumuşak silikon gece plağı düşünülebilir.

6 Yaş ve Sonrası Diş Gıcırdatma

Altı yaş, karma dişlenme döneminin başlangıcıdır. İlk süt dişleri dökülmeye başlar, altı yaş azı dişleri sürer. Çenedeki bu yoğun hareketlilik kapanış ilişkisini geçici olarak dengesizleştirir ve gıcırdatmayı en çok tetikleyen dönemlerden birini oluşturur.

Altı ile on iki yaş arasında görülen bruksizm genellikle fizyolojik kabul edilir ve kalıcı dişlenme tamamlandıkça sıklığı azalır. Ancak bu dönemde yeni sürmüş kalıcı dişlerin minesi henüz tam olgunlaşmadığı için aşınmaya daha yatkındır. Bu nedenle altı yaş sonrası bruksizmde düzenli pedodontist takibi önem kazanır.

Süt Dişlerinin Değişme Dönemi Diş Gıcırdatmayı Tetikler mi?

Süt dişlerinin düşüp kalıcı dişlerin sürmeye başladığı altı ila on iki yaş aralığında çene yapısı dinamik bir değişim geçirir; bu biyolojik hareketlilik, gece uyku sırasında diş gıcırdatma refleksini artırabilir. Diş eti altında ilerleyen kalıcı dişler, süt dişlerinin köklerini eritirken hafif baskı ve kaşıntı hissi doğurur; çocuk bu rahatsızlığı farkında olmadan çenesini sıkarak hafifletmeye çalışır. Ayrıca değişen kapanış ilişkisi, dişler arasındaki temas noktalarını geçici olarak dengesizleştirerek çene kaslarını uyarır.

Geçiş sürecinin sorunsuz ilerlemesi için düzenli pedodontist kontrolleri önerilir; hekim, diş dizilimindeki sapmaları izler ve gerekirse basit koruyucu plaklarla diş yüzeylerini koruma altına alır. Ebeveynler, çocukta aşırı çene ağrısı, uyku bölünmesi veya diş minesinde belirgin aşınma gözlemlediğinde vakit kaybetmeden değerlendirme almalıdır. Dengeli beslenme, yeterli sıvı tüketimi ve uykudan önce rahatlatıcı rutinler oluşturmak da diş gıcırdatmayı azaltarak hem çene eklemini hem de yeni çıkan dişleri korur.

Küçük Çocuklar Stres Yüzünden Diş Gıcırdatır mı?

Küçük yaşta bruksizm çoğu zaman büyüme dönemiyle ilişkilendirilse de araştırmalar stresin de diş gıcırdatmayı tetiklediğini gösterir. Anaokuluna başlama, aile içi değişiklikler, yüksek beklentiler veya yoğun ekran maruziyeti gibi faktörler çocuğun duygusal dengesini sarsabilir; bu gerilim uyku sırasında çene kaslarına yansır. Salgılanan stres hormonları kas tonusunu artırarak diş sıkma refleksini güçlendirir, özellikle gecenin derin evrelerinde gıcırdatma sesleri belirginleşir. Bu davranış fark edildiğinde diş yüzeylerinde erken aşınma, sabah çene yorgunluğu veya baş ağrısı gibi işaretler de gözlemlenebilir.

Strese bağlı diş gıcırdatmayı önlemek için gün içindeki gerilim kaynaklarını azaltmak, uyku öncesinde sakinleştirici rutinler oluşturmak ve güven veren iletişim kurmak ilk adımdır. Ilık duş, masal okuma, hafif germe egzersizleri ve ekran süresini sınırlama gibi alışkanlıklar çocuğun parasempatik sinir sistemini aktive ederek kas gevşemesini destekler. Davranış devam ediyorsa pedodontist kontrolüyle diş hizalanması incelenmeli, gerektiğinde yumuşak silikon gece plağı tercih edilmelidir. Diş hekiminin önerdiği aralıklarla yapılan kontroller ve bir çocuk psikoloğundan alınacak destek, hem diş sağlığını korur hem de küçük yaşta sağlıklı stres yönetimi becerilerinin gelişmesine katkı sağlar.

Uykuda Diş Gıcırdatma Çocuklar İçin Tehlikeli mi?

Uykuda diş gıcırdatma çocuklarda çoğu zaman büyüme döneminde görülen kısa süreli bir refleks olsa da şiddeti ve süresi arttığında ağız sağlığını olumsuz etkileyebilir. Sürekli sürtünme kuvveti, özellikle yeni sürmüş kalıcı dişlerin minesini zayıflatır; mine tabakasında çatlaklar ve hassas yüzeyler oluştuğunda çiğneme konforu azalır. Çene eklemi gelişim hâlindeyken fazladan basınca maruz kaldığında sabahları çene kaslarında yorgunluk, hatta baş boyun bölgesinde ağrı ortaya çıkabilir.

Uzun süre devam eden bruksizm, dişlerde düzensiz aşınma yaratarak kapanış dengesini bozar ve ilerleyen yıllarda ortodontik tedavi ihtiyacını tetikleyebilir. Aynı zamanda diş etine iletilen travma, iltihap riskini yükseltir; bu süreç kontrol altına alınmazsa kemik desteği zarar görebilir. Uyku kalitesinin düşmesi de çocuğun gün içindeki dikkat süresini, öğrenme kapasitesini ve duygusal durumunu etkileyerek davranışsal sorunlara zemin hazırlar.

Ebeveynler geceleri çıkan sürtünme seslerini fark ettiğinde düzenli diş hekimi kontrolü planlayarak aşınma derecesini takip ettirmeli; gerekirse yumuşak silikon gece plağı, gevşeme egzersizleri ve stres yönetimi desteğine başvurulmalıdır. Dengeli beslenme, ekran süresinin sınırlanması ve rahatlatıcı bir uyku rutini oluşturmak çene kas tonusunu dengeleyerek koruyucu rol oynar. Erken tanı ve basit önlemler sayesinde hem ağız yapısı korunur hem de çocuklar sağlıklı uyku düzenine kavuşur.

Diş Gıcırdatma Her Çocukta Görülür mü?

Diş gıcırdatma, her çocukta görülmez; ancak okul öncesi dönemdeki çocukların yaklaşık üçte birinde belirli aralıklarla ortaya çıkabilir. Gelişim sürecinin doğal bir parçası olarak kabul edilen bu durum, çene kaslarının olgunlaşması, dişlerin yer değiştirmesi ve sinir sistemi gelişimiyle yakından ilişkilidir. Her çocuk bu süreci aynı şekilde yaşamaz; bazı çocuklar hiçbir belirti göstermezken, bazıları gece boyunca belirgin şekilde dişlerini sıkabilir veya gıcırdatabilir.

Bruksizmin ortaya çıkışında genetik yatkınlık, duygusal stres, alerjiler, uyku kalitesi, diş kapanış bozuklukları ve yaşam tarzı gibi pek çok faktör rol oynar. Dolayısıyla bu alışkanlığın görülüp görülmeyeceği, çocuğun bireysel özelliklerine ve çevresel etkilere bağlıdır. Özellikle hassas yapılı, günlük yaşamda duygularını bastıran veya değişimlere karşı daha duyarlı çocuklarda bu davranış daha sık gözlemlenebilir. Ancak bu durum, her zaman müdahale gerektirmez; bazen yalnızca izlenmesi yeterlidir.

Diş gıcırdatma her çocukta görülmese de görüldüğü durumlarda erken fark edilip takip edilmesi ağız sağlığını korumak açısından büyük önem taşır. Diş yüzeylerinde aşınma, çene ağrısı ya da uyku bölünmeleri gibi şikayetlerle karşılaşıldığında çocuk diş hekimine danışmak gerekir. Uzman değerlendirmesi sayesinde gereksiz kaygıların önüne geçilirken, gerçekten tedavi gerektiren durumlar için de zamanında çözüm sağlanmış olur.

Parazitler veya Reflü, Diş Gıcırdatmaya Sebep Olur mu?

Parazit enfeksiyonları ve reflü gibi sistemik rahatsızlıklar, bazı çocuklarda diş gıcırdatmayı tetikleyebilir. Özellikle gece saatlerinde yoğunlaşan karın rahatsızlıkları, kaşıntı hissi ya da mide içeriğinin yemek borusuna kaçması çocuğun uykusunu bölerek çene kaslarında istemsiz hareketlere neden olabilir. Bu tür uyaranlar, sinir sistemini tetikleyerek farkında olmadan diş sıkma ya da gıcırdatma refleksini devreye sokar. Çocuklarda sık görülen bağırsak parazitleri de benzer bir şekilde huzursuzluk ve uykuda hareketlilikle kendini gösterebilir.

Burada önemli bir noktanın altını çizmek gerekir: halk arasında yaygın olan “diş gıcırdatan çocukta mutlaka parazit vardır” inancı bilimsel olarak doğrulanmış bir bağlantı değildir. Parazit, olası tetikleyicilerden yalnızca biridir ve tek başına tanı koydurmaz. Bu nedenle doğrudan parazit tedavisine yönelmek yerine, kapsamlı bir değerlendirme yapılmalıdır.

Diş hekimi kontrollerine ek olarak çocuk doktorunun yönlendirmesiyle yapılacak parazit testleri veya reflü değerlendirmeleri, altta yatan nedenin netleşmesini sağlar. Reflü tedavisinde mide asidini dengeleyici beslenme düzenlemeleri yapılırken, parazit tedavisinde uygun ilaçlar devreye girer. Sorun kaynağı ortadan kalktığında diş gıcırdatma davranışı da büyük ölçüde azalır ya da tamamen sona erebilir.

Çocuklarda Gece Plağı Kullanılır mı?

Gece plağı, çocuklarda bruksizm tedavisinde kullanılabilen bir yöntemdir; ancak yetişkinlerdekinden farklı kriterlerle uygulanır.

Çocuklarda kullanılan plaklar yumuşak silikon malzemeden üretilir ve sert akrilik plaklar tercih edilmez. Bunun nedeni, çocuk çenesinin aktif büyüme halinde olmasıdır. Sert bir plak, çene gelişimini kısıtlayabilir veya diş sürmesini engelleyebilir.

Gece plağı her çocuğa önerilmez. Genellikle şu durumlarda düşünülür: diş yüzeylerinde belirgin ve ilerleyen aşınma varsa, çocuk düzenli olarak çene ağrısıyla uyanıyorsa, gıcırdatma uzun süredir devam ediyor ve azalma göstermiyorsa.

Büyüme dönemindeki çocuklarda plağın belirli aralıklarla yenilenmesi gerekir, çünkü çene ve diş yapısı sürekli değişir. Bu nedenle plak kullanan çocuklarda pedodontist takibi zorunludur. Hafif ve geçici vakalarda plak yerine uyku düzeni, stres yönetimi ve gözlem tercih edilir.

Çocuklarda Diş Gıcırdatma Nasıl Tedavi Edilir?

Çocuklarda diş gıcırdatma çoğu zaman geçici bir durumdur ve tedavi yaklaşımı, gıcırdatmanın şiddetine, süresine ve çocuğun genel sağlık durumuna göre belirlenir. Hafif vakalarda sadece düzenli gözlem yeterli olabilirken, diş yüzeylerinde aşınma, çene ağrısı ya da uyku bölünmeleri gibi sorunlar varsa çeşitli destek yöntemleri devreye girer. Öncelik, altta yatan nedeni belirlemek ve çocuğun yaşam konforunu korumaktır.

Tedavi Yaklaşımları

  • Pedodontist kontrolü ile diş ve çene yapısının düzenli izlenmesi
  • Gerekirse kişiye özel yumuşak silikon gece plağı kullanımı
  • Uyku öncesi rutini oluşturarak gevşemeyi destekleyen aktiviteler
  • Ekran süresini azaltıp sakinleştirici akşam alışkanlıkları kazandırma
  • Çocuk psikoloğu desteğiyle duygusal stresin tespiti ve yönetimi
  • Parazit, reflü ya da beslenme kaynaklı rahatsızlıkların araştırılması
  • Gündüz farkındalık kazandırma çalışmaları ile çene kaslarının gevşetilmesi
  • Kapanış bozukluğu saptanırsa ortodontik değerlendirme

Her çocuğun gelişim süreci farklı ilerlediği için tek bir tedavi modeli yerine bireysel değerlendirme esas alınır. Uyku kalitesini artıran ve çene kaslarının rahatlamasını sağlayan alışkanlıklar, çoğu zaman davranışın hafiflemesini sağlar. Uzman takibiyle yürütülen bu süreç hem çocuğun ağız sağlığını korur hem de ileride ortodontik sorunların önüne geçer. Tedaviye erken dönemde başlamak, kalıcı sonuçlar elde etmek açısından son derece etkilidir.

Ne Zaman Çocuk Diş Hekimine Başvurmalısınız?

Diş gıcırdatmanın büyük kısmı takip gerektirir, müdahale değil. Ancak aşağıdaki durumlarda pedodontist değerlendirmesi ertelenmemelidir:

  • Diş yüzeylerinde gözle görülür düzleşme, çatlak veya kırık varsa
  • Çocuk sabahları düzenli olarak çene veya baş ağrısıyla uyanıyorsa
  • Sıcak ve soğuğa karşı yeni gelişen bir hassasiyet varsa
  • Gıcırdatma altı aydan uzun süredir devam ediyor ve azalmıyorsa
  • Uyku sık sık bölünüyor, çocuk gün içinde yorgun ve dikkatsizse
  • Çenede açıp kapatırken ses, takılma veya zorlanma oluyorsa

Erken değerlendirme, diş minesindeki kaybın ilerlemesini durdurur ve ileride gerekebilecek daha kapsamlı tedavilerin önüne geçer.

👶 Çocuk Diş Sağlığı Uzmanı

Uzm. Dr. Harun Canoğlu

DDS, PhD (Hacettepe Üniversitesi)

Çocuk Diş Hekimi (Pedodontist) Antalya Muratpaşa

Korkusuz Diş Tedavisi
Çocuk Dostu Ortam
Deneyimli Uzman Kadro

Çocuklarda Diş Gıcırdatma Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Çocuklarda diş gıcırdatma neden olur?

En yaygın nedenler diş sürme ve değişim sürecinin yarattığı baskı hissi, kapanış bozuklukları ve duygusal stres olarak sıralanır. Uyku bozuklukları, geniz eti büyümesi, genetik yatkınlık, reflü ve bağırsak parazitleri de tetikleyici olabilir. Çoğu çocukta birden fazla faktör bir aradadır.

Çocuklarda gece diş gıcırdatma neden olur?

Gece gıcırdatma, uykunun derin evrelerinde çene kaslarının istemsiz kasılmasıyla ortaya çıkar. Gün içindeki uyarılma düzeyi, yatmadan önceki ekran süresi, kaygı ve uyku kalitesi bu kasılmanın sıklığını doğrudan etkiler. Ayrıca ağız solunumu ve geniz eti kaynaklı uyku bölünmeleri gece bruksizmini belirgin şekilde artırır.

Diş gıcırdatma çocukta parazit belirtisi midir?

Tek başına parazit belirtisi sayılmaz. Parazit, olası tetikleyicilerden yalnızca biridir ve aralarındaki ilişki bilimsel olarak kesinleşmiş değildir. Doğrudan parazit tedavisine yönelmek yerine çocuk diş hekimi ve gerekirse çocuk doktoru değerlendirmesiyle nedenin belirlenmesi doğru yaklaşımdır.

Çocuğun diş gıcırdatması kendiliğinden geçer mi?

Çoğu vakada geçer. Fizyolojik kaynaklı bruksizm, kalıcı dişlenme tamamlandıkça belirgin şekilde azalır. Ancak diş yüzeylerinde aşınma başlamışsa veya davranış uzun süredir devam ediyorsa kendiliğinden geçmesini beklemek yerine değerlendirme yaptırmak gerekir.

Diş gıcırdatma çocuğun dişlerine zarar verir mi?

Şiddetli ve uzun süreli olduğunda verir. Sürekli sürtünme mine tabakasını inceltir, diş yüzeylerinde düzleşme ve çatlaklar oluşturur. Yeni sürmüş kalıcı dişlerin minesi henüz tam olgunlaşmadığı için bu yaş grubunda hasar daha hızlı gelişebilir. Düzensiz aşınma ilerleyen yıllarda kapanış bozukluğuna ve ortodontik tedavi ihtiyacına yol açabilir.

Kaç yaşındaki çocuklarda diş gıcırdatma en sık görülür?

En sık 3-6 yaş aralığında bildirilir; beş yaş civarı en yoğun dönemdir. Altı ile on iki yaş arasındaki karma dişlenme döneminde de sıklık artabilir. Kalıcı dişlenme tamamlandıkça çoğu çocukta belirgin şekilde azalır.

Çocuğa gece plağı yaptırmalı mıyım?

Gece plağı her çocuk için gerekli değildir. Diş yüzeylerinde belirgin aşınma, düzenli çene ağrısı veya uzun süre devam eden şiddetli gıcırdatma varsa düşünülür. Çocuklarda yumuşak silikon plaklar tercih edilir ve büyüme nedeniyle belirli aralıklarla yenilenmesi gerekir. Karar, pedodontist muayenesi sonrasında verilmelidir.

UZ.DR HARUN CANOĞLU

Çocuk diş hekimliği için özel düzenlenmiş çocuk diş kliniğinde pedodonti alanındaki bütün tedaviler uygulanır. Çocuk diş hekimi hastanın şikâyeti ne olursa olsun bütün ağzı kapsayan bir muayene yapar ve bulgulara göre tedavi planlamasını veliye sunar. Bu tedavi planlaması, çocuğun şikâyetine yönelik dişlerine hangi tedavilerin uygulanabileceğinin yanı sıra çocuğun ağız sağlığını iyileştirmeye yönelik koruyucu tedavileri de içine alır.

Antalya'nın En İyi Diş Hekimi ve En İyi Kliniği 2026 | Tüm Hakları Saklıdır "Site içeriğinde bulunan bilgiler bilgilendirmek içindir; hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez."